Kolajen, insan vücudunda en bol bulunan yapısal proteindir ve toplam protein kütlesinin yaklaşık %30’unu oluşturur. Cilt dermisinin kuru ağırlığının %75'ini oluşturan bu protein, hücreleri ve dokuları bir arada tutan bir "çimento" görevi görür.
Vücudumuzda 28 farklı kolajen tipi tanımlanmış olsa da büyük çoğunluğunu Tip I, Tip II ve Tip III kolajenler oluşturur. Özellikle Tip I kolajen, cildimizden kemiklerimize, tendonlarımızdan kan damarlarımıza kadar her yerin ana taşıyıcı sütunudur.
Maalesef 20'li yaşların ortalarından itibaren vücudun doğal kolajen üretimi yavaşlamaya başlar ve her yıl mevcut kolajen miktarının yaklaşık %1,5'i kaybedilir. Yaştan bağımsız olarak; aşırı güneş ışığına maruz kalma, sigara, uykusuzluk ve dengesiz beslenme gibi faktörler bu yıkımı hızlandırır.
Besinler yoluyla kolajen almak bir yere kadar destek sağlasa da, "biyoyararlanım" kritik bir konudur. Celluragen, vücudun en çok ihtiyaç duyduğu Tip I marin kolajen peptitlerini, emilimi en yüksek olan 2000 Dalton boyutunda sunar.
Böylece sadece "ham madde" sağlamakla kalmaz, aynı zamanda C vitamini ve Bakır gibi kofaktörlerle bu ham maddenin vücutta yeniden kaliteli kolajen liflerine dönüşmesini destekler.